Kısa cevap: Aile içi husumet nedeniyle kayınvalide ile gelin (veya damat) arasında ortaya atılan asılsız cinsel suç iddiasında savunma; ortak yaşam alanındaki düzenin ve diğer aile üyelerinin varlığının belgelenmesi, iddianın evlilik krizi, boşanma talebi veya mal paylaşımı anlaşmazlığıyla zamanlamasının ortaya konması ve iddiayı destekleyen bağımsız delil bulunup bulunmadığının sınanmasına dayanır.
“Aynı evde yaşadığımız bir aile bireyi hakkımda asılsız bir cinsel suç iddiasında bulundu, ne yapmalıyım?” sorusu, aile içi gerginliklerin ceza hukukuna taşındığı hassas dosyalarda gündeme gelir. Bu yazıda bu durumda izlenecek savunma yaklaşımını açıklıyoruz.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Ortak Yaşam Düzeni Savunmada Nasıl Kullanılır?
Aynı evde veya aynı apartmanda yaşayan geniş ailelerde, iddia edilen olayın geçtiği zaman diliminde evde başka kimlerin bulunduğu, odaların fiziksel düzeni ve gün içi rutinler, olayın gerçekleşme olasılığını değerlendirmede önemli bir bağlam sunar. Ev içinde bulunan diğer aile üyelerinin tanıklığı ve varsa güvenlik kamerası veya akıllı ev sistemi kayıtları nesnel destek sağlayabilir; ancak aile bireylerinin tanıklığının taraf ilişkisi nedeniyle mahkemece dikkatle değerlendirildiği unutulmamalıdır.
Evlilik Krizi veya Boşanma Süreciyle Bağlantı Nasıl Değerlendirilir?
Kısa Cevap: İddianın, evlilik içi bir kriz, boşanma talebi, velayet veya mal paylaşımı anlaşmazlığıyla aynı döneme denk gelmesi ve daha önce hiç dile getirilmemiş olması, savunmada iddianın gerçek saikinin araştırılmasını gerektiren bir husus olarak ileri sürülebilir; ancak bu bağlam, iddianın somut delillerle sınanmasının yerini almaz, onu tamamlar.

| Unsur | Savunmada rolü |
|---|---|
| Evde bulunan diğer aile üyeleri | Olay anına dair tanıklık imkânı sağlar |
| Boşanma/mal paylaşımı zamanlaması | İddianın saiki araştırılır |
| Bağımsız delil durumu | Beyan dışı destekleyici delil aranır |
Bu Süreçte Nelere Dikkat Edilmelidir?
Aynı çatı altında yaşanıyorsa, soruşturma sürerken iddiayı yapan kişiyle tek başına kalmamak, ortak alanlarda tartışmaya girmemek ve her türlü iletişimi sakin tutmak önemlidir. Adli kontrol kapsamında uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri verilirse bu tedbire tam uyulmalı, aile bireylerinin araya girerek “barıştırma” girişimleri avukat gözetiminde yürütülmelidir; doğrudan baskı veya ısrar, ifadeyi etkileme olarak değerlendirilebilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Aile içi husumet zemininde ortaya çıkan asılsız cinsel suç iddiası, ortak yaşam düzeninin ve iddianın zamanlamasının belgelenmesiyle savunulabilir bir durumdur. Aynı eve ait yaşamın devam etmesi nedeniyle sürecin sakin ve avukat desteğiyle yürütülmesi büyük önem taşır.
Aile bireylerinin tanıklığı delil sayılır mı?
Sayılır ancak taraf ilişkisi nedeniyle dikkatle değerlendirilir.
Boşanma süreci iddiayla nasıl ilişkilendirilir?
Dava tarihleri ve yazışmalarla zamansal olarak belgelenir.
Aynı evde yaşamaya devam edebilir miyim?
Adli kontrol tedbiri verilmemişse mümkündür; verilmişse tedbire tam uyulmalıdır.
İddiayı yapan kişiyle konuşup çözebilir miyim?
Hayır, bu ifadeyi etkileme girişimi sayılabilir; süreç avukat üzerinden yürütülmelidir.
Ne yapmalıyım?
İfade vermeden önce bir ceza avukatına danışın ve ortak yaşam alanına dair delilleri koruyun.
Büromuz Hakkında
Cinsel Suçlar Avukatı olarak, aile içi uyuşmazlıklarda ortaya çıkan asılsız isnatlarda delillerin doğru toplanmasına ve savunma stratejisinin kurulmasına odaklanıyoruz. Bu içerik yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikteki değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel açıklamalardır; hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Bir cinsel suç isnadıyla karşı karşıyaysanız, ifade vermeden önce alanında yetkili bir ceza avukatına danışmanız ve susma hakkınız ile müdafi yardımından yararlanma hakkınızı kullanmanız önerilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 267.